|
ÖLÜDENİZ
Yeryüzü Cenneti Doğal
güzellikleri, zengin tarihi ve kültürel mirası ile
Fethiye-Ölüdeniz dünya çapında haklı üne kavuşmuş bir yeryüzü
cenneti.
"Tanrının Dünyaya bahşettiği cennet" olarak adlandırılan
Ölüdeniz, ülke dışına taşan ünü ile dünyaya mal olmuş bir turizm
merkezi. Çarpıcı güzelliğe sahip Ölüdeniz, adı gibi sakin ve
kıpırtısız. Fethiye'ye 14 km uzaklıktaki Ölüdeniz, çamların
arasında uzanan yoldan sonra mavisiyle birden bire çarpıyor
insanı. Belcekız koyu ve bu koyun içinde uzanan kumsalı
yürüdüğünüzde eşsiz Ölüdeniz'i görüyorsunuz. Ölüdeniz, büyülü
gibi kıpırtısız... Dibinde tek bir yosun bile yok. Bembeyaz
kumlarla örtülü. Suyun ve dibindeki kumun kırdığı ışık ünlü
turkuaz rengini veriyor Ölüdeniz'e... Kıyılara kadar uzanan
yemyeşil çam
ormanları, içinde yeşilin, mavinin ve morun her tonunun
görülebileceği ılık denizi, uzun kumsalı ile Ölüdeniz bir dünya
harikası. Son yıllarda, 1975 m. yükseklikteki Babadağı'nın
doruklarından paraşütle atlayanlar, dünyanın en nefes kesici
manzarasıyla karşılaşıyor. Yılın on ayı denize girme olanağı
sunan bu eşsiz koyda çok sayıda turistik tesis, restoran,
alışveriş merkezi ile üniteler bulunuyor.
Belcekız
Efsanesi
Buradaki koya adını veren Belcekız bir efsaneye dayanıyor. Eski
çağlarda buralardan geçen gemiler açıkta demirler ve içme suyu
almak üzere kıyıya sandalla çıkarlarmış.
Bir gün
yaşlı bir kaptanın genç, yakışıklı oğlu su almak için koya
çıktığında güzel Belcekız'ı görmüş. Görür görmez de birbirlerine
aşık olmuşlar. Ama delikanlı suyu alıp dönmek zorundaymış. Gemi
uzaklaşıp gitmiş. Belcekız hep kıyıya bakmış, sevgilisinin
yolunu gözlemiş. Delikanlı da geminin buralardan her geçişinde
su almaya gelir, görüşürlermiş. Bir gün buradan geçerken fırtına
patlamış. Delikanlı, babasına burada korunaklı bir koy olduğunu
söylemiş. Babası ise delikanlının sevgilisini görmek için gemiyi
parçalamayı göze aldığını düşünmüş. Fırtınayla birlikte kavga da
büyümüş baba-oğul arasında. Gemi tam kayalara çarpacakken baba
bir kürek darbesiyle oğlunu denize atmış ve dümene yapışmış. Ve
tam o sırada durumu kavramış. Deniz dönerek çarşaf gibi bir koya
girmekteymiş. Oğlan orada ölmüş. Kayaların üzerinde sevdiğini
bekleyen Belcekız da kayalara atlayıp ölmüş. İşte o günden beri
kızın öldüğü yere Belcekız, delikanlının öldüğü yere de Ölüdeniz
denmiş.

Ölüdeniz’de
950 hektarlık alan Kıdrak Tabiat Parkı ilan edildi ve koruma
altına alındı. Ölüdeniz Lagünü ve Kıdrak Plajını kapsayan bu
alan aynı zamanda SIT bölgesi ve özel çevre koruma alanı içinde
kalıyor.
Alanın içindeki Kumburnu Günübirlik Dinlenme
Tesisleri Muğla Valiliğine bağlı MELSA Ltd. Şti.
eliyle işletiliyor. Yılda 400.000’ e yakın kişi giriş yapıyor
alana. Giriş ücretli. Bir büyük iki küçük kafeterya hizmet
veriliyor. Fast food türü yiyecek ve içecek satışı
yanında Şark köşesinde saçta gözleme yapılıyor. Piknik yapmak
isteyenler için düzenlenmiş bir piknik alanı da var.
Ama mangal yakmak Mayıs – Ekim ayları arasında
yasak. Şezlong ve şemsiye kiralamak mümkün. Otopark duş-WC
hizmetleri ücretsiz. 650 araç kapasiteli otopark güvenlik
kameraları ve görevliler ile denetim altına alınmış.
Plajda su sporları (kano, parasailing, su kayağı,
banana) işletmesi de var. Meraklıları için not edelim.
MELSA’ya ait bir de el sanatları satış yeri de
var. Muğla yöresinin el işi ürünleri satılıyor.
Bu olağan üstü doğa parçasının temizliği ve korunması
için titizleniliyor.
Kurulan laboratuar ile Belcekız Plajının tamamında
günlük olarak deniz suyuna ilişkin ölçümler yapılıyor.
Plaja ISO 14001 belgesi alınması çalışması başlatıldı.
Türkiye’de ilk kez Kıdrak plajı bu belgeye sahip olmuş olacak.
Kaya Köyü
Kelebekler Vadisi
Babadağ
Gemile Koyu / St. Nicholas
|